Kışları insanlar da ayılar gibi evlerine çekilmeli, uyumasak bile kışın her aktiviteden muaf olmalıyız. Okul olmasın, iş olmasın mesela. Eveet diye çığlıklarınızı duyar gibiyim. Burdan akademisyenlere sesleniyorum bu fikri güzel bir tabana oturtup süsleyip püslersek bu hakkımızı edinebiliriz.
Düşünsene sabahın köründe kalktın, yatak hala sımsıcak ayağını yorgandan dışarı atacak oluyorsun bırrr diye daha bir büzüşüyorsun. Bin küfrederek o yataktan çıkıyorsun, çıktığına değiyor mu peki hayır. Soğuk insanın enerjisini emiyor, hani derler ya soğuk yordu diye var öyle bi' şey. İşe ya da herneyse okula gidene kadar bacaklarını soğuktan kasmaktan bacaklarına ağrı girdi, yüzüne yüzüne yediğin o buz gibi hava da zaten iliğine işledi. Hadi gel bu günün bir hayrını gör de verimli ol. Kışın evimizde oturalım sevgili yetkili duy sesimi.
Tabi ki bazı sivri zekalılar olacaktır. Yau kardeşim ben kışı seviyorum yazı sevmiyorum donum bi tarafıma yapışıyor sıcaktan diye söylenebilir. Siz kışın zorunluluklarınızı yerine getirin, biz yazın sonra hayat bayram olsun. Kışkışlamak diye bir kelime var da yazyazlamak diye bir kelime duydunuz mu olsa da dünyanın en sevimli kelimesi ünvanını alırdı.
Ne olmuş yani azıcık uçtuysam her insanın bir ütopyası olabilir. Bu da benim ütopyam.
Kışları benden hiç bir şey beklemeyin!
İnsanlığa açık mektubumdur.
Au revoir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder